niye kilo alıyoruzKilo alma nedenlerimiz çok çeşitli. Bazen iştahımız anormal derecede artıyor. Doymak bilmiyoruz. Canımız sürekli bir şeyler yemek istiyor. Canımızın istediği yiyecekler de hiç masum değil üstelik. Bir bardak süt içmek aklımıza gelmiyor mesela. Gecenin bir yarısı bol yağlı tostlar, ya da pizzalar. İşte bu nedenle günden güne kilo alıyor ve sonunda obez oluyoruz. Obezite ciddi bir sağlık sorunu ve ölüme kadar götürebiliyor bizi.


İnsan neden obez olur, obez diye kime denir, ben obez miyim, obez olup olmadığımı nasıl anlarım, kolay zayıflama yolları nelerdir, neden az yiyen de kilo alır?

Beynin, hipotalamus ile sindirim sistemi arasında acıkmayı ve doymayı belirleyen hormonsal mekanizmalardan en önemlileri leptin ve grelin hormonlarıdır. Leptin hormonu, organizma günlük aktivitelerini yerine getirecek kadar gıda aldığında devreye girerek doygunluk hissi uyandırır ve böylece dışarıdan gıda alımı durur. Grelin hormonu ise leptinin aksine açlık hissi uyandırır. Obezlerde leptin aktivasyonu azalmış, grelin salınımı artmış ya da her ikisi de değişmiş olabilir.

Leptin hormonu yemeye başladıktan yaklaşık 20 dakika sonra harekete geçer. Hızlı yemek bu açıdan sakıncalı olabilir. Kilo problemi olanlara atıştırdıktan sonra en az 15-20 dakika beklemelerini tavsiye ederiz. Bu yöntemle az yiyerek daha çabuk tokluk hissedilir.

İlaç kullanımı obeziteyi tetikliyor
Bazı ilaçlar ve özellikle de antidepresanlar leptin-grelin dengesini bozarak kilo alımına neden olur. Son yıllarda bilim insanları leptin aktivasyonunu artırarak tokluk hissi uyandıracak ve böylelikle şişmanlığı tedavi edecek ilaçlar üzerinde çalıştı ancak bu konuda etkin bir ilaç henüz geliştirilemedi.

Tiroit ve insülin direnci de önemli faktörlerden
Obezite nedenleri arasında tiroit ve insülin direnci de önemlidir. Tiroit hormonları, metabolizma aktivitesini düzenleyen hormonlardır ve az salgılandığında metabolizma yavaşlar. Bu durumda kalori harcanma düzeyi düşeceği için alınan gıdalar yakılamayıp depolanmaya başlar. Ve sonuç yine aşırı kilo alımıdır.

İnsülin direnci de kilo alımını etkileyen önemli bir faktördür. İnsülin, kan şekerini parçalayan ve enerjiye dönüştüren bir hormondur. Bazı durumlarda kas, karaciğer ve yağ dokusu insüline karşı direnç geliştirebilir. Bu nedenle insülin kan şekerini parçalayamaz, kanda şeker oranı yükselmeye ve vücut gereğinden fazla kalori maddesi üretmeye başlar. Bu yükselme dışarıdan vücuda giren kalorilerle birleşince ihtiyaç fazlası kan şekeri yağa dönüştürülerek depolanır.

Yaşlandıkça kilo alma riski artıyor
Yaş ilerledikçe metabolizma yavaşlar. Metabolizma yavaşladığı halde dışarıdan alınan gıda miktarı eskisi gibi olursa bir süre sonra ihtiyaç fazlası kaloriler vücutta depolanmaya başlar. Bu nedenle kişiler yemek disiplinleri değişmediği halde yıllar süresince artan bir grafikle kilo almalarına bir anlam veremezler. Yaş ilerledikçe kontrolsüz kilo alımını engellemek için yemek alışkanlığını disiplinize etmek ve düzenli egzersiz yapmak gerekir.

Kadınlar daha çabuk kilo alıyor
Kadınların daha kolay kilo alıp zor zayıflar. Erkeklerin metabolizmaları daha hızlı çalışır. Kadınların küçük de olsa aylık kilo alımına dikkat etmesi gerekir. Obezite sinsi bir hastalıktır ve vücuda yerleştikten sonra mücadele zorlaşır.

Obezite cinsel hayatı da vuruyor
Obezite, birçok hastalığa davetiye çıkardığı gibi, erkeklik hormonunun azalmasına da neden olur. Şişmanlık nedeniyle yağlar arttıkça testosteron miktarı azalır. Cinsel istek ve performans düşer. Kadınlarda ise karın içi yağlar androjen algısını artırdığı için menopoz öncesinde kıllanma gibi sorunlar baş gösterebilir.

Polikistik over sendromu ve obezite bağlantılı mı?
Obezite mi polikistik over sendromu mu obezite yapıyor, bu konu henüz netlik kazanmadı. Kesin olan bir şey var ki, o da bunların birbirini tetikleyen durumlar olmasıdır. Ancak obez olup zayıflayan kadınlarda polikistik over tablosunun düzelmesi, obezitenin bu hastalığa neden olduğu görüşünü destekliyor.

Obezite kanseri de tetikliyor
Erkeklerde kanser nedeniyle ölümlerin yüzde 14’ünden, kadınlarda ise yüzde 20’sinden obezite sorumludur. Obezite, savunma sistemini çökerterek kanser oluşumunu hızlandırır. Tedbir alınmazsa 2050 yılında dünya nüfusunun yarısından fazlası obez olacak. Engellemek ise bizim elimizde.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*